dünyanın en uzun soluklu anime/manga serilerinden biri olan one piece'in ana karakteri velet.
hmm, nereden başlayayım anlatmaya kendisini?
öncelikle çoğu anime ana karakterinin taşıdığı özellikleri taşımaktadır: zeka seviyesi düşüktür, inanılmaz güçlüdür, zeka seviyesi düşüktür ama iş ciddiye bindiği zaman da sarfettiği sözler kitap önsözlerine tırnak içinde koyulacak kadar iyidir, arkadaşlarını, yoldaşlarını asla yarı yolda bırakmaz, onları çok sever, inanılmaz bir dayanıklılığa sahiptir, her daim açtır, kanının son damlasına kadar savaşır, asla geri çekilmez, sabırsızdır.
animenin hikayesi doğrultusunda "devil's fruit" isimli yendiğinde insana değişik güçler kazandıran meyvelerden yemiştir küçükken ve bu ona elastiklik kazandırmıştır. yani vücudunu istediği gibi esnetebilmektedir, tamamen lastik gibidir ve bunu da dövüşte gayet etkili kullanmaktadır.
hele ki teknik kullanacakken "gooomu gomuuu nuoooooo pistoleee" (gomu japonca lastik demektir, pistole de aslında direkt kroşedir teknik olarak ama luffy yapınca kolunu geriye doğru 20 metre kadar esnetip öyle vurunca pistol gibi bişiy oluyo 200 beygir gücünde falan) diye çığırır ki izlemekten keyif alırsınız. dediğim gibi lastikliğini çok çok iyi kullanabilmektedir, salak malak diyoruz ama aslında yeri geldiğinde çok iyi stratejiler üretir ama bunlar hep insandışı gücüne ve devil's fruit özelliğine bağlı olarak geliştirilmiştir. yani normal bir insan bunları yapamaz.
yine çoğu anime karakterinde olduğu gibi bir hayali vardır, yıllar önce bütün korsanların kralı haline gelmiş, bütün dünyaya nam salmış, en güçlü olduğunu kabul ettirmiş korsanlar kralı gol d. roger'ın loguetown'da bütün dünyanın gözleri önünde idam edilirken "onu mu istiyorsunuz? size yerini söyleyeceğim, açın yelkenlerinizi !!" şeklinde bağırarak bütün korsanların denize açılmasına sebep olan dünyanın gördüğü en büyük hazineyi, "one piece"i ele geçirmek ve yeni korsanlar kralı olmak.
bir de onu dünyaca ünlü yapan bir hasır şapkası vardır. şapkayı hazinesi olarak görmektedir ve mümkün mertebe kimsenin elleşmesine izin vermemektedir. kendisine çok yakıştığını düşündüğünden değil, hikayesi vardır ve kısaca şöyledir:
luffy'nin yaşadığı köye bir gün ziyarete shanks isimli grand line'in 3 korsan kralından biri gelir. luffy ile yakın bir dostluk kurarlar, bir gün barda içerlerken yine tabi luffy meyve suyu içiyo içine ne attı bilemem, bara bir grup haydut gelir ve shanks'a kafa tutar, shanks bunu sallamaz tabi takılır içer, adam ortalığı dağıtır, sataşır bişiy yapar shanks oralı olmaz sonra adamlar çıkar gider bardan shanks bunların arkasından sadece güler. luffy delirir bu duruma ki aslında shanks orada delirse o haydutların ağzını burnunu dağıtacak güce sahiptir bütün tayfasıyla birlikte. neyse efendim buna deliren luffy hemen yanında sandıkta duran meyveyi yer ki bu da "devil's fruit"tir onu lastik yapan. velhasıl gel zaman git zaman 1 gün falan sonra luffy bu haydutlara kafa tutar vay efendim siz shanks hakkında nasıl konuşuyorsunuz böyle diye. haydutlar vay efendim velet adam mısın sen diye bunu tekmelerken tokatlarken shanks ve tayfası gelir ve shanks luffy'e hayat felsefesi olacak cümleleri söyler: "bana sataş, üzerime sake dök ne yaparsan yap güler geçerim umrumda değil ama eğer dostlarıma, yoldaşlarıma bir şey yapmaya kalkarsan kalbini kırarım, seni elimden kimse alamaz" der.haydut de get len demeye vakit bulamadan shanks'ın tayfa bunları halleder, dayı tırsar luffy'i kaçırır ve denize açılır. luffy'e artık sana ihtiyacım yok diyip denize atar (burada bir detay vermem gerekiyor hikayeye göre devil's fruit yiyen kişiler deniz suyuna karşı savunmasızdır, yüzemezler, denize düşerlerse bütün güçlerini kaybederler). luffy çırpınırken oradan geçmekte olan bir deniz canavarı onu görür, tam saldırıp yiyecekken shanks yetişir ve luffy'i kurtarır, bu esnada da kolunu kaybeder. luffy çok üzülür, delirir ama shanks yine kral bir söz eder: "niye ağlıyorsun, altı üstü bir kol. ya sana bir şey olsaydı dostum?" bu olaydan sonra korsanlar şehri terkederken shanks ona kendi hasır şapkasını verir ve "bunu sana emanet ediyorum, ona iyi bak ve büyük bir korsan olduğunda bana geri getir" der. luffy artık kararını vermiştir: en büyük korsan olacak.
Kaynak: ANİMENETTE-ANİMECİLERİN BULUŞMA NOKTASI http://www.animenette.com/one-piece/9805-one-piece-bolum-410-a.htmlKaynak: ANİMENETTE-ANİMECİLERİN BULUŞMA NOKTASI http://www.animenette.com/showthread.php?t=9805
tabi bu yolda ona yardımcı olacak yoldaşlara ihtiyacı vardır ve hemen bir tayfa toplama yolculuğuna çıkar. şu anda luffy ile birlikte 8 kişiler: kılıç ustası roronoa zoro, çılgın tekmelere sahip aşçı sanji, navigasyon ve taktik uzmanı nami, doktor tony tony chopper, keskin nişancı usopp/sogeking, gemi marangozu cyborg franky, arkeolojist nico robin..hepsi birbirinden güçlü ve hepsi birbiri için ölümü bile göze almaya hazır.
işte karşınızda monkey d. luffy!
dip not: luffy'i kim seslendiriyor bilmiyorum ama tek kelimeyle mükemmel, özellikle heyecan anlarında mesela bir masa dolusu yemek gördüğünde öyle bir "sukeeeee!" der ki (suke japonca harika, süper) istemsizce tekrarlamak istersiniz, yüzünüzde bir gülümseme ile.